Öğreniyorum

Haliç köprüsü tarihçe

Haliç ve Tarihçesi

Antikçağ’ da ve Bizans döneminde Khrysokeras (Altın boynuz), İstanbul boğazının Avrupa yakasında, boğazın G. Girişi yakınında, kentin en eski yerleşim çekirdekleri olan İstanbul ve Beyoğlu kesimleri arasındaki girinti. Batı dillerinde Rumca adının çevirisiyle (Altın boynuz) adlandırılır (Golden Horn, Goldenes Horn, Corne d’ or). Boğaza eklenmiş boynuz biçiminde hafif bir yay oluşturan Haliç’ in uzunluğu 8 km kadardır; genişliği 200 m (Eyüp-Hasköy) ile 700 m (Kasımpaşa önleri) arasında değişir. Yukarı kesiminde derinliği azdır; boğaza yaklaştıkça artar, Atatürk (Unkapanı) Köprüsü’ nün bulunduğu kesimde 40 m’ yi, Galata Köprüsü’ nün altında da 50 km’ yi geçer. Haliç, İstanbul paleozoik kütlesini örten neojen üzerinde epijenik olarak ve büyük bir olasılıkla genç teknolojik hatlar doğrultusunda kurulmuş olan Alibey ve Kağıthane derelerinin deniz altındaki bir uzantısıdır. Bu uzantı son buzullaşma döneminde (yaklş. 25 bin yıl önceleri) alçalan deniz düzeyine göre oyulmuş gömük vadilerin ortak aşağı çığırlarının, buzul dönemi sonrasında deniz düzeyinin yükselmesiyle (yaklş. Zamanımızdan 7000 yıl önce) Boğaz’ la birlikte sular altında kalmış, böylece bir koy, jeomorfolojik terimle bir ria oluşmuştur. Alibey ve Kağıthane vadilerinin eski Boğaz vadisiyle ilişkileri tartışmalıdır. Bazı araştırmacılar bunların Boğaz vadisinin kollarından biri, bazıları ise yukarı çığrığı olduğu görüşündedir. Derin, ulaşıma elverişli, fırtınalardan korunmuş doğal bir liman olan Haliç’ in kıyıları Eskiçağ’ dan başlayarak önem kazanmıştır. Balıklarının zenginliğiyle de ünlü olan Haliç’ in girişi Bizans döneminde Sarayburnu’ ndan Karaköy’ e uzanan bir zincirle kapatılarak yüz yıllar boyunca buraya düşman gemilerinin girmesi önlenmştir. 1453’ te Osmanlı Ordusu bu zincir yüzünden Haliç’ e girememiş ve donanma kızaklarla Dolmabahçe’ den Kasımpaşa! Ya indirilmiştir. Haliç Osmanlı Dönemi’ nde savaş ve ticaret limanı olarak gelişmiştir. 16. yy.’ da Türk donanmasının ana üssü Gelibolu’ dan Haliç’ e taşınmış, Kasımpaşa Deresi önündeki koy, Türk gemi yapım sanayisinin merkezi olmuş ve yüzyıllar boyunca bu konumunu korumuştur. Osmanlı Dönemi! Nde Haliç ve kıyıları, koruları, köşkleri, sarayları, yalıları, sandal gezintileriyle kentin en önemli yerleşim ve dinlence merkezlerinden biri olmuştur. Kağıthane Deresi sadabad eğlenceleriyle ün kazanmıştır. Bartlett, Melling, Gouffier ve allom’ un resimlerinde Aynalıkavak kasrı, Eyüp Sarayı, Sadabad Sarayı, Kağıthane Kasrı tüm görkemleriyle görülmektedir. Ancak bu durum son yüz yıl için de kıyıların, zehirli atık sular boşaltan çeşitli sanayi kuruluşlarıyla ve altyapısız konutlarla kaplanması, çevredeki ilksel bitki örtüsünün yok edilmesi sonucu yamaçlarda ve özellikle Alibey ve Kağıthane derelerinin havzalarında erozyonun şiddetlenmesiyle büyük ölçüde değişmiş; Haliç hızla dolarak sığlaşan, kirlilikle birlikte yaşamsallığını yitiren bir su kütlesi haline gelmiştir. Yapılan araştırmalar Haliç’ e yılda ortalama 263000 m3 katı maddenin taşındığını ve bunun sonucunda tabanında yılda 10 cm kalınlığında bir çamur tabakasının biriktiğini ortaya koymuştur. Haliç’ in ağız kesimi Boğaz’ dan sokulan zayıf bir akıntıyla bir ölçüde temizlenmektedir. Ancak iki yakayı birbirine bağlayan üç köprünün (Galata, Atatürk ve çevre yolunu üzerindeki Haliç köprüleri) ayaklarının da engellemesi nedeniyle, zaten zayıf olan su dolaşımı orta ve yukarı kesimleri temizlemeye ve yenilemeye yetmemektedir. Bu yüzden bu kesimlerde çamur tabakasının kalınlığı daha fazladır; Atatürk köprüsü altında 15 m’ yi bulur. Haliç’ in yukarı kesimindeyse üzerinde beşeri artıkların da biriktiği alüvyon adacıkları halinde su yüzeyine çıkmıştır. Sanayi kuruluşlarından ve kanalizasyonlardan boşalan atık sular Haliç2 in hidrolojik özelliklerini de olumsuz yönde etkilemiştir. Çözünmüş oksijen içeriği büyük ölçüde azalmış, sularda ve dip çamurlarında yaşam için zararlı ağır metaller ve H2S karışmıştır. Haliç’ i bu yarı ölü durumundan kurtarmak amacıyla İstanbul Anakent Belediyesi’ nce büyük bir proje hazırlanıp uygulanmaya başlanmıştır.

 

Günümüzde uygulanmakta olan bu proje sanayi atık suları ile kanalizasyon sularını Haliç’ in iki yakası boyunca uzanan kolektör düzeniyle toplayarak fiziksel ve biyolojik arıtmadan geçirerek Marmara ve Boğaz Alt akıntısına vermek, bazı sanayi kuruluşlarını başka yerlere taşımak ve kamulaştırmalarla Haliç kıyısında yeşil alanlar kurmak gibi önlemleri içermektedir.

Kategori: Genel kültür
www.ders34.tr.gg

(WD34TG) www.ders34.tr.gg ( WD34TG)